PATATES İLE GELEN ZENGİNLİK William Chase

Patates olmak diye bir kavram var artık dilimizde. Bu kavram, ülkemize, çok da uzak olmayan bir tarihte katılmış, zaten çokça geniş olan güzel Türkçe’mizin içine, anlam genişliği ile “cuk” oturmuştur.
Ne anlama gelir ve hangi durumlarda kullanılır diye soracaksanız söyleyeyim. Sebebi farketmeksizin , geçici olarak bedensel ve zihinsel yorgunluğu anlatır . Perte çıkmak ile eşdeğer anlayacağınız. Tabi siz resmi bir kurumda kullanmayın çünkü sokak Türkçe’sinde, alaylı dilin temsilinde daha sıkı bir yere sahip .

Peki size patatesçi desem ne çağrıştırır?


Algılarınıza bunu Multi milyoner olarak kazıyın çünkü hemen aşağıda patates ticareti ile dünyanın zenginleri arasına girmeyi başaran William Chase ‘ın garip hikayesini paylaşacağım.

İngiltere’nin Herefordshire bölgesinde, patates ekip biçerek hayatını kazanan bir çiftçi olan Chase , henüz 20 yaşında iken kendisi gibi gözü kara bir banka müdüründen aldığı 200 bin sterlin borç ile ilk girişimini yapar . Satın aldığı patates tarlası ise babasına aittir.

12 yıl boyunca, ülke tarımından ciddi zararlar edip, inişli çıkışlı patates piyasasından, 1992 yılındaki şiddetli yağışların da olması sebebiyle, iflasını açıklayarak çekilir.

Bu hüsranın üzerinden bir süre Avustralya’ya giden yatırımcı, geri döndüğünde tarlasını icra memurlarından satın alır.
Yalnızca üretimle istediği yere gelemeyen Chase , extra alim satım fikrine sıcak bakar ve çiftçilerden aldığı patatesleri süpermarketlere satmaya başlar. İşler yine istediği gibi gitmez , görüntüsü sebebiyle beğenilmeyen patatesler kahramanımıza geri döner. Üstelik bunlar azımsanmayacak miktardadır.

Ve 2002 yılında hayatını değiştiren bir adım atar . Görüntüsü sebebiyle beğenilmeyen patateslerin , cips firmaları tarafından satın alındığını keşfeder. Ama o, bu patatesleri satmak yerine kendi cips üretimini yapmaya başlar.

İşi öğrenme aşamasında İngiltere’deki üreticilerden olumlu tepki ve bilgi alamayınca Amerika’nin yolunu tutar. Pennsylvania ve Colorado bölgelerindeki fabrikalarda kendini geliştirecek bilgiye sahip olur olmaz , Tyrrells adını verdiği çiftlikle aynı adı taşıyan cips fabrikasını kurup ,6 ay içinde üretime başlar. Reklamlar, kampanyalar derken net karı %35 olarak, cips, marketlerdeki yerini alır. Yalnızca Tesco’nun patates üreticilerine olan tutumundan dolayı markasının Tesco tarafından satışına izin vermez.


Tesco ise karaborsa yolu ile elde ettiği cipsleri piyasa değerinin altında satmaya çoktan başlamıştır. Tabi Chase, medya kampanyası ile bu satışı bir şekilde durdurmayı başarır.
Artık para sorunu olmayan yatırımcı, 2008 yılında şirketi 40 milyon sterline satar. Tyrrells’in yeni sahipleri , patates almak için başka üreticilerle anlaşma kararı alınca, William Chase tarlasındaki patateslerden vodka üretmeye karar verir.
Hemen damıtma makinelerini alır ve ufkunu değiştirir.
Şimdilerde şişesi 35 sterlin olan Chase vodka ile patates kadar kâr etmiyor olsa da , yeni müşteriler için dünyayı dolaşıyor olması Chase için büyük mutluluk.
Vodkanın yanı sıra cin ve viski üretimi de yapan Chase , şirketin istatiksel olarak belirlediği rakamlara göre haftada 10 bin şişe içki satıyor.

“Markanızı tanıtmak istiyorsanız, insanlara hikayenizi anlatmanız gerekiyor. Ama gerçekten başarılı olmak için, bu işin kanınızda olması gerekiyor ”
-William CHASE

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir